Kişisel Yazılar

Kırılmayı Bekleyen Kürdan Parmaklar

kirilmayı-bekleyen

Hayallerimizin peşine düşerken bugünlerimizden olmadık mı diyerek hemen klasik soru girişimle başlayayım bu yazıya da. Ha çay varsa çay iç yoksada çay iç, içiyorsan kaçak çay iç. Lipton falan tırıvırı.

Düşlediğimiz en masum duygular vardı içlerimizde. Bekleye bekleye bir hal olduğumuz masum duygular. Kimisi koluna yarini alıp uzaklara vosvos’la gidecekti. Kimimiz kapıyı açanının olmasını bir umut bekleyecekti. Belkide standart sonuç olarak, karımız günlere gidecek, bizde evde göbek deliğimizde ki pamukları temizleyecektik. Kaçınılmaz bir son, illaki birinden birisi olur. Olmaz deme büyük konuşursun.

Belkide benim gibi hayatının gençlik dönemlerindesin. Büyük ihtimal en ufak bir sebepten bile isyan etmişindir yari yaradana. Belki de depresif hareketler sergiledin karşındakilere.

Ölmeyi de düşünür oldun şu aralar, ölmek kolay bir kaçış gibi geldi sana. Kurtulurdun en azından. Ama dünyadan. Ahiret, ahireti akla getirdin mi? Cevabın ne? Yok. 3 harf, yok. Gözler kaçtımı ister istemez evin bir köşesinde duran ilaç poşetine; ulan acaba 5-10 tane atsam ölür müyüm dedin mi?

Sigaraya başlayacaksın. Hele de bir iki efkarı zirve, bağrı yanık arkadaşın varsa. Çekeceksin bir heves sonrasında “bu ne laağğn öhö öhö” diyeceksin onlara. Gülecekler… Hayatın sana güldüğü gibi gülecekler. Kala kalacaksın, öksürüklere boğulacaksın, izleyeceksin onları. Gülemeyeceksin, gülersen halin ortada ciddiye alınmazsın.

Sakın kardeşim, sakın ha ota-boka düşme, düşersen kalkamazsın. El uzatılır, karşılığını misli misline ödemek zorunda kalırsın.

Yazar Hakkında

Seyit Ali DOĞAN

98 yılında Kayseri'de doğdum ve halen Kayseri'de yaşamaktayım. Lise eğitimime Bilgisayar Programcılığı sürdürerek devam ediyorum.

5 Yorum

Yorum yap